BOLU YEDİGÖLLER DE NE VAR?


   Yedigöller Milli Parkı
   Ankara'nın soğuk ve kasvet çökmüş havasından biraz uzaklaşmak için bir çılgınlık yapıp Bolu'nun Yedigöller milli parkına bir hafta sonu kaçamağı yaptık eşim ve oğlumla. Yol gözümde büyüse de bir şeyler yapmalı farklı bir hava solumalıydık. Bütün haftanın stresini arkamızda bırakmak bu günübirlik yolculuğa değerdi.

   Sabah erkenden İstanbul yolundan Bolu'ya doğru yola çıktık. Otobandan 2 saatte Bolu'ya vardık. Ben Yedigöller tabelasını kaçırmasaydım iyi olacaktı tabi. Geri dönüp doğru yola girdiğimi düşünmüştüm ki, ne bir tabela var nede doğru yolda olduğumu gösteren bir belirti. Oradan birine sorayım dedim. "Pardon, Yedigöller Milli Parkına gidecektim, doğru yolda mıyım? Sanırım bu soruyu ilk soran ben değildim. "Bak bu yolu böyle dümdüz git, düz hep ileri." diye aldım cevabımı. Gittim tabi dümdüz, ama hala bir levha görememiştik. Köylerin içine girdim, patika yollardan araba ile geçtim neredeyse, güzel ve farklı bir yolculuk oldu. Bizim oğlan mızırdanmaya başlayana kadar.

   Neyse ki navigasyon var. Öyle ya da böyle sonunda doğru yola girdim. Ormanın içerisine doğru kıvrılarak devam eden bir yol. İndik, çıktık sonunda Milli parka ulaştık.

   Girer girmez sağlı sollu göller karşılıyor sizi. Adı da buradan geliyor zaten Yedi tane göl var parkın içinde. Yanımıza ne bir yemek aldık ne de atıştırmalık bir şeyler, orada vardır nede olsa diye düşünmemiştik. Sonradan öğrendik ki sadece bir kafe varmış orada. Neyse ekmek arası köfte varmış kısmetimizde, ama yenilebilirliğinden biraz şüpheliyim. Çok açtık, karnımızı doyuracak kadar yedik mecbur. Siz siz olun ya gitmeden önce karnınızı doyurun, ya da yanınıza yiyecek bir şeyler alın. Mangal, tüp olayı yasak orada bu arada haberiniz olsun.

   Nasıl güzel bir manzara kucakladı bizi anlatamam, sanki yağlı boya resmi gibiydi, sağlı sollu göller, akan sular, ormanın o muhteşemliği alıp götürdü bizi. Bizim oğlan göle girmek istedi tabi. "Baba denize girelim." Babacım burası göl, bak kimse yüzmüyor." Çocukta haklı tabi, top oynayalım hadi dedim. tutturdu topu denize atacakmış,"Atarsak alamayız oğlum" dedim ama nafile. Sonunda topu elinden alıp vik vik kurbağalara bakmaya gittik. İlk defa kurbağa görmüş olmanın şaşkınlığı içinde kaldı bizimki. Ama 3 yaşlarında bir çocuğu orada zapt etmek gerçekten zor. Göl ayağınızın dibinde ve girintiler, çıkıntılar yoğunlukta, yani demem o ki, eğer fırsatınız varsa sevdiceğiniz ile baş başa gidin. Alın çayınızı, kahvenizi banklar var oturur manzaraya bırakırsınız kendinizi. Kitap okumak orada bir meditasyon gibi gelir insana. Balık tutmak ile ilgileniyorsanız, oltanızı da yanınıza alıp tutmaya çalışabilirsiniz tabi. Çadır da kalmak aklınızın bir köşesinde varsa, oradan gölün dibinde çadırınızı kurup konaklayabiliyorsunuz. Bizim tecrübe etmeyi istediğimiz bir şey değil şimdilik.

   Çok kalamadık ama 3,5 saatlik yolculuğumuza deydi diyebilirim. Nefes alıp her şeyi bir kenara bırakabileceğiniz cennetten bir köşe adeta. Gidin huzur bulun, sevin, gözlerinizi kapatmadan o hayalin içinde gözünüz açık var olun. Mutlu kalın..

Adam Mutlu

Efendim ben İlhan Cavit Sayar, 1986 yılında Samsunda dünyaya gelmişim. Ancak oradan ayrılıp başka başka şehirlerde yaşadım. En sonunda da üniversiteyi kazanarak Ankara ya geldim. İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema mezunuyum, özel bir dizi yapım şirketinde Video Kurgu işi yapıyorum.

27 yorum:

  1. Yedigölleri bu ara dizilerde, günlük hayatta çok duyar oldum. Çok güzel anlatmışsınız sizde. Eşinizi ve oğlunuzu da alıp giderek çok ince düşünmüşsünüz gerçekten. Şu ara hayat şartları o kadar o boğucu ki, insan ister istemez kaçmanın yollarını arıyor kısa süreliğine de olsa. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, inanın orada geçirdiğiniz iki saat size bambaşka bir hava katıyor.

      Sil
  2. Sonbaharı ve kışı da ayrı bir güzel . Her mevsim görmek gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eminim öyledir ama kışın nasıl gidilir o yollardan orasını bilemem :)

      Sil
  3. Ne güzel bir seyahat olmuş, inanın sizin adınıza sevindim.Yavrunuz da mutlu olmuştur.Çok güzel görünüyor gerçekten.Yurdumuz aslında şahane.Allah huzurumuzu da eskisi gibi eyler inşallah kardeşim.Selamlar eşinize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzeldi gerçekten, hepimizin huzurunun bol olduğu bir gelecek diliyorum Ece abla, sağ olun, Eşimden de size selamlar :)

      Sil
  4. Çok dingin, huzur verici bir yer olduğu anlaşılıyor.. Fırsat kollayıp görmek gerek. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka aklınızın bir köşesine yazın beğeneceğinize eminim :)

      Sil
  5. Yedigöller en merak ettiğim yerlerdendi... Bu sene Abant'tan geçebilirmiyiz acaba dedik ama kısmet olmadı...
    Eminim oğlunuz yeni şeyler keşfetmenin heyecanını doya doya yaşamıştır :)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer istiyorsanız yolunuz bir gün düşecektir. Çok şaşkın ve mutluydu bizim ufaklık onları öyle görmek büyük mutluluk :)

      Sil
  6. Yedigöller harika bir doğa! Sonbaharda gitmek lazım o renk cümbüşünü de görmek için! Biz ekim ayında gitmiştik ve bayılmıştık :) ama arabayla zor sanırım tur daha rahat olabilir ;D
    Aldığınız keyif buralara geldi ne güzel ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sanırım tur rahat olacaktır arabayı kullanan biri olunca daha keyifli olur, teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Tavsiyeniz için çok teşekkürler. Ankaraya taşındığımızda yapılabilecek güzel bir kaçamak olacak bizim için de :) Sevgiler... Meltem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, bir yerden sonra Ankara nın park ve bahçeleri yetmemeye başlıyor, yeni arayışlar her zaman iyidir :)

      Sil
  8. Yedi göller Tigris hanımın dediği gibi 4 mevsim ayrı güzel. Ben nedense kar altındaki haline bayılıyorum, kartpostallık her hali. Ama bu kadar özel bir yerin doğru düzgün yol tabelası olmaması ve orada yemek açısından kaliteli sunumların olmaması hayli enteresan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yemek için olmalı bir alternatif diye düşünüyorum. Ama insanlar bu seferde rant için doğasını bozar mı sorusu geliyor aklıma. Böyle bir doğa güzel ülkemin güzel yerleri var :)

      Sil
  9. ortam huzur verici. kıyamam oğlana yaa o tabi keşfediyor babası herşeyi:). o yüzden onlarla bazı yerlerde gezmek pek te verimli olmuyor :D gerçekten sevdiceklerle ayrı bir güzel olur oralar;)
    oraları talan etmesinler de tek dileğimiz:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz daha büyüsün oltaları alıp gideriz artık minikle. Umarım ellemezler oraları.

      Sil
  10. İzmir'de Karagöl'e gitmiştik. Sizin gibi biz de yiyecek birşeyler vardır dedik. Bir baktık ki hiçbirşey yok. Allahım, biz açız, millet mangalları yakmış. En sonunda birisinden ekmek istedik. Arabamızdaki yegane yiyecek olan üzümle onu yedik. Hiç o günü unutmam :)

    Yedi Göller çok gitmek istediğim ama hâlâ gidemediğim bir yer. Büyük oğluşum dönsün de biz de bir plân yaparız belki. Sonbaharda,rengârenk yapraklarla da çok güzel gözükür eminim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aç kalmak uğruna kalacaktık orada :) temkinli olmak lazım böyle yerlere giderken, gidin görün çok seveceksiniz :)

      Sil
  11. yedigöller, türkiyede en sevdiğim üç yerden biri, doğa açısından tabii. diğerleri de olimpos, bi git de gör bak :) bir de kemer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üçünü de gördüm Deep ne şanslıyım, hele Olimpos aşkımın şahidi, eşime evlenme teklifini orada yaptım :)

      Sil
  12. Göl kenarına çocukla birlikte gitmek çok riskli. Göz hep üstünde olacak... Fotoğrafa baktım da Nisan ayı girmesine rağmen daha yeşillenmemiş doğa... Gidemediğim yerlerden biridir Yedigöller hep sonbaharı bekleriz onda da nasip olmaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, o yüzden çok kalamadık oralarda :) Her mevsimi çok güzelmiş, biz Mart'da gittik..

      Sil
  13. fotoğraf ve yazınızı pek beğendim :)

    YanıtlaSil