30 Mart 2016 Çarşamba

OLDU DERSİN DE, OLMAZ!

   Sabahları başında bir yük olur insanın, uykuya doyamama, biraz tembellik isteği, uyanmışsındır ama kalkmak istemezsin yatağından, sonra içeriden bir ses "Baba, kalkabilir miyim? Sabah oldu baaakk! "Kalk oğlum gel yanıma" derim, pıtır pıtır koşar adım gelir yanıma, oyun oynarız biraz, sonra "hadi kalkalım kahvaltı yapacağız. Neden bana bisküvi vereceksin? " Bisküvi vereceğimden o kadar emin ki, neden vereceğimi sorguluyor sıpa. Sen istiyorsun diye oğlum.

  Telaş sabahtan başlıyor. Sonra herkes işe, insanın ailesinden çok iş arkadaşlarını gördüğünü düşünen bir ben değilim sanırım. Sabah kahvaltısı, kahve, öğlen yemeği, yemek üstü çay, akşam yemeğini evde yemeyi tercih ediyorum. Ailenin sosyalleşmesini sağlayan bir yuvarlak masa bu benim gözümde. Sabah geliyorsun işe, bir bakıyorsun dünün aynısı.

  Hayatımızın monotonluğu sarmışken, arada bir kaçamaklar yapmak gerekiyor değil mi? Hayatı daha çekici kılabilmek için. Fırsatları iyi değerlendirmek lazım, insanın hayatında değişiklik lafı bile içimizde bir yerlerde heyecan uyandırabiliyor. Acaba ben böyle bir şeyi yapabilir miyim? sorusu, sanki duvardan duvara çarpıp yankı yapıyor kafanızın içinde. Acaba yüksek lisans yapabilir miyim? Halkla ilişkiler de ikinci üniversiteyi mi okusam, iş değiştirsem mesela olur mu ki? Hadi bir cesaret sadece adım atman gerek, gerisi çorap söküğü gibi arkasından gelecek zaten. Sonra oldu dersin de olmaz! Ne yapalım kısmet değilmiş dersin, ama pes etmek yazmaz kitabımızda devam, bir hedef varsa oraya ulaşılacak.

 Yüksek lisans hayalleri kurarken, bunu neden yapmak istiyorum? Sorusuna önce kendimin güzel cevaplar vermesi lazımdı. Düşünürken cevapların gelişi aynen şöyleydi; Köreldin sen dostum, artık sadece geçmişten gelen bilgiciklerle yarısını unuttuğun terimlerle idare eder oldun. Terminoloji senin önüne geçti, birileri iki akademik muhabbet etse böyle mal gibi bakıyorsun. Bundan daha iyi olman lazım, her zaman başına geleni tek düze sürdürmek senin kalıbına yakışıyor mu? Nerede o senin girişken ruhun. İste ve elinden geleni yap, oldu dersin de olmaz ise sen yoluna bak. Ne geliyor elinden bir sırala bakalım.

  Cevaplar benim bir şeyler yapmam için teşvik niteliğindeydi, biraz da kendi kendimi gaza getirdim yani. Ne var insan çevresinden aldığı destek ile, "Sen yaparsın, elinden kurtulamaz," gibi gururunu okşayan sözlerle bir işe kalkışmasının neresi sakıncalı olabilir ki! 

  Tam zıttı soruların cevapları da vardı tabi. Mesela " Güzel kardeşim sen 7 yıldır aynı sektörde dirsek çürütmüşsün ne işin var senin Halkla, İlişkiler'le, Tanıtım ile filan, bak kendi işine. Canım iç sesim anlamıyorsun galiba, istiyorum ya, Kendimi geri kalmış, her şeyden uzaklaşmış, tek bir kalıbın içine girmiş gibi hissediyorum. Açım ben öğrenmeye aç, yetmiyor bana, yaşadığım deneyim dahası olsun istiyorum.
 
  Sonunda ikna ettim gönlümü, bir maraton başlayacak, sınavlara gireceğim, ardından yüksek lisans başvuruları, AÖF de ikinci üniversite için kayıt zamanını bekleme, okuma, çalışma yazma ve dahası. Durmayacağım, durdurulamayacağım.

  Hatta sonu hüsranla biten bir görüşme bile yaşadım. Alanımın tamamen dışında farklı bir iş deneyimi şansı. Birileri vesile oldu. Yapar mısın ? Dediler yaparım dedim. Sonuçta yapamayacağım işin altına girmem. Bende sanıyorum ki, vesile olan kişiler kol kanat gerecek, bende işi kapacağım ohh mis. İşte öyle sıradan bir iş değil ha. Yurt dışı imkanı filan var. Aha dedim hem bizim için, hem de oğlumun geleceği için kaçırılmaz bir fırsat. Ben elimden geleni yaptım. Oldu dedim, olmadı. Kol kanat gerememişler belli ki, olsun güzel insanlar onlar.
 
   Benden size bir tavsiye eğer birine iş konusunda ya da her hangi bir şey için teklifte bulunacaksanız gerçekten arkasında durabilecek ve ona bu imkanı sağlaya bilecekseniz teklif yapın. Sonuçta umut bizim damarlarımızda bir deli deniz gibidir. Dalgası geldi mi için içine sığmaz, bedenin sana küçük gelir, bu deli denizi umutla coşturup, sonrasında basit bir rüzgarla dağıtmayınız. Yani işin özeti torpiliniz yetmiyorsa, kimseye iş teklif etmeyin, sonra kırılıyor bizim umutlar. O yüzden "oldu dersin de, olmaz" koydum yazının başlığını.


  Sizlerinde fikirlerini merak ediyorum açıkçası, mutlu kalın..
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa

Yazar Hakkında

26 yorum:

  1. Aöf de ikinci üniversite var bir de istanbul üniversitesinin de var. ben de merak ediyorum bazı bölümleri. başvursak mı ki :) sınava girmeye de gerek yok o güzel(kayıt için) okumanın öğrenmenin sonu yok aslında.
    diğer iş mevzusunda da zaten konunuz dışında olan bir alanda davet edilmişseniz yardımcı olmaları gerekirdi elbette. talihsizlik olmuş üzüldüm. her işte bir hayır vardır derler gerçi bu da avuntumuz olsun ;)
    ailecek paylaşımlar çok değerli akşam yemekleri en tatlı anlar hep birarada.
    hangi bölüme başvuracaksın. yüksek lisans için de paralılar var onlar da rahat yapılıyormuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani ikinci üniversite ve sınavsız başvurun bence :)
      Tabiki her işte bir hayır diyerek avutuyorum kendimi ama duruma çok bozuldum. kısmet artık. Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünü düşünüyorum. Aile bütçeme en az dokunacak şekilde eğitim hayatımı sürdürmem lazım :) Teşekkür ederim değerli yorumunuz için.

      Sil
  2. Bende Aöf öğrencisiyim. 2 yıllık Muhasebe ve Vergi Uygulamaları bölümünü bitirdikten sonra Kamu Yönetimine geçiş yaptım. Sınavları çok zor da değil üstelik. İş mevzusunda hakikaten üzüldüm. Yani birine öneride bulunuluyorsa o iş bitene kadar destek verilmeli. Ben hem okuyan hem de çalışan biri olarak işimden hiç memnun değilim ve türlü haksızlıklara uğradım. Bir yer de şans meselesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım her işte ve yerinde haksızlıklara uğrayacağız. Üniversiteyi kafaya koydum yapacağım onu. Şans benden yana olmadı bu sefer sanırım. Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  3. Sadece iş konusunda değil her konuda yapamayacapınız şeyler için söz vermeyin .
    Ve hayatta hiçbir konuda kimseye güvenmeyin . Yaşam geç de olsa bunu öğretti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru dediniz, hayat kendi başardıklarımızla oluşturduğumuzdur, sadece kendimize güveneceğiz mecbur.

      Sil
  4. Başarılı olabilmek için en önemlisi sevdiğin alanda çalışmak diyenlerdenim ben...
    Mesela su ürünleri mühendisiyim sigortacılık yapıyorum ahahahaaa :)
    Balıklarla birlikte olmak yerine insanlarla birlikte olmayı seçtim...
    Alanım dışı bir meslekte başarılı olabilirmiyim diye düşünmedim zamanında galiba... Düşünseydim işin içinden çıkamayabilirdim bunu biliyorum...
    Kendimden başkasına sorumluluğum olmamasının da etkisi büyük tabiki o yıllarda...
    Lafı çok uzattım galiba..
    Diyeceğim odur ki yapabilirim, kaldırabilirim bu yükü diyen bişekilde altından kalkıyor galiba... En çok kendine güvenmeli o sebeple...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız insan nerede mutlu oluyorsa orda olmalı :) teşekkürler yorumunuz için, mutlu kalın :)

      Sil
  5. Kul kurar, kader güler derdi anneannem :) Yine de vazgeçmemek gerek hayallerimizden, bir gün ummadık bir kapı açılıverir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söze ne denir :) Hayallerimden asla vazgeçmem, beni var eden mutluluk veren ilham kaynaklarım :)

      Sil
  6. Adam Mutlu; kardeşim.Yazını büyük bir merakla okudum.Allah oğlunuzu bağışlasın.Eşim hayatta iken böyle bir durumu yaşamıştık.Avrupa ülkelerinden birinin Türkiye konsolosluğu bünyesinde güvenlik (Emniyet mensubu idi) görevlisi olarak çalışacaktı.Fakat neden o kadar ümitlendirilip de olmadığı hakkında bir malumatım olmadı, lakin eşimin gözyaşları benim içimi çok acıtmıştı.Söz verilip yapılmayan şeyler insanı çok acıtır.Sizin için ise, bir gün inşallah öyle güzel fırsatlar doğsun ki, iyi ki olmamış deyin.Yükselme isteğiniz ve Allah yolunuzu açık etsin.Ailenize, size sevgi ve selamlar.Ece ablanız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece ablacım Amin inşallah Rabbim herkesin yolunu açık etsin. İnsan istemeden de olsa üzülüyor böyle bir durumda tabi ki ama kısmet işte, ötesi yok. Sevgiler, saygılar

      Sil
  7. "oldu dersin de, olmaz"a ben de "hayırlısıysa olsun"u eklesem..:)
    Umut etmek güzeldir.. İnsanın umutları hayalleri olmazsa ne olur dünyanın hali?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bomboş karanlık tek düze hiç bir çekiciliği olmayan bir yer haline gelir herhalde :) Eklemenize katılıyorum, hayırlısı :)

      Sil
  8. Ben hep içgüdülerimin ve sezgilerimin peşinden gitmeyi tercih ettim; mühendisliği bıraktım evde yazarlık yapıyorum mesela, bir taraftan da senaryo kurslarına gidiyorum. Mutlu muyum, evet hem de nasıl.. Ekonomik düzlemde iyi hesap kitap yaptıktan sonra neden olmasın? Tanıdık yardımı konusuna gelince, aslında iyi olmuş işin olmaması, çünkü hayatınız bıyunca o kişiye minnet etmek zorunda kalacaktınız, belki de bu durumu kullanacaktı, hayat bu belli mi olur. Oysa şu anda o size karşı ezik durumda:) Pollyana gibi bakmak güzeldir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana karşı ezik durumda olmaları hoşuma gidiyor bir yandan hani, birine minnet etmek istemem tabi, eğer vesile olmuşsa çalışarak minneti mi göstermeye çalışırım, tabi insanoğlu bir tuhaf yukarıdan bakmalar olabilir:) Yorumunuz da beni ayrıca mutlu etti :)

      Sil
  9. Yaş ne olursa olsun, okumaktan, çabalamaktan vaz geçmemeli insan. Ama evlendikten sonra, en azından hanımlar tarafında eğitime devam etmek için, oldukça zorluk çekildiği de bir gerçek. Kendimden biliyorum. Evlenmeden önce ve sonraki eğitim hayatım çok farklı. Sorumluluklar arttıkça, vakit ayırmak daha zor oluyormuş.
    Hayat bize hiç tahmin etmediğimiz bir anda bir kapı açabiliyor. Bence sizin için hayırlı olmayacak bir işti, başından olmadan bitti. Belki şuan bunu idrak edemiyoruz ama yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda, iyi ki olmamış diyeceğiz.
    Hepimizin hakkında hayırlısı olsun. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşime elimden geldiği kadar destek oluyorum ve onu okumaya teşvik ediyorum, Üniversite sınavına girdi ve Aöf den başlayacak bu sene kısmetse, zor mu evet, imkansız mı hayır :)
      Bende öyle düşünüyorum belki de zamanı değildi daha sonra karşıma yeniden çıkabilir, sonra olması ya da olmaması hayırlısıdır. Sevgiler

      Sil
  10. Ben de düşünmüyor değilim bu sefer de kendi istediğim bir bölümde okuyayım diye. Gerçi kardeşim beni döver herhalde, onca sene okuyup yüksek mühendis oldun da çalışmıyorsun diye kızıyor zaten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki sizin aklınızda çalışmak değil hep okumak vardır, kızmasın size ne var yani yüksek mühendis olmak istemediniz belki :) Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  11. Aynı şeyleri düşünüyoruz bu sene kariyer hedeflerim var. Bir çok insanın çok şanslısın dediği bir ilim.olsa da ben nu yerden memnun değilim. Bu hafta çalışmalara başlıyorum. Biliyor musun hayat bir şekilde geçecek, sen şimdi yüksek lisans yapsan da geçecek, yapmasan da...en iyisi yap ki geriye döndüğünde boşa akıp giden değil verimli bir sene olsun;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinde yolunuz açık her şey gönlünüzce olsun! Denemeyip üzülmektense denedim ve zamanımı çok güzel değerlendirdim demek istiyorum. Olacak bir şeyler bakalım.

      Sil
  12. Bertrand Russell / Aylaklığa Övgü bu kitapta neden dört saatten fazla çalışmamamız gerektiği öyle altı dolu anlatılıyor ki yazınızın giriş kısmında hemen düştü aklıma. Tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, alacaklar listeme ekledim tavsiyenize uyacağım :)

      Sil
  13. :) hadi işallah içinden geçeni yaparsın yaaa. hem yüksek lisans hem kendi işin olsun oleeey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, kısmet bakalım elimden geleni yapacağım :)

      Sil