4 Mart 2016 Cuma

GEÇMİŞİN TOZU-2

  Değerli dostlarımın yorumları benim bu yazının ikincisini yazmama vesile oldu. İlginize teşekkür ediyorum, ilk yazıyı okumadıysanız  buradan ulaşabilirsiniz.

  Üniversite sınavı bir çoğumuz için hayatımızın yönünü belirleyen çok önemli bir dönüm noktasıdır. Gelecekte ne yapacağınızı belirleyen, sizi siz yapacak zorlu bir yol. Bu sınava çalışmak, sınavın verdiği strese dayanmak bir hayli zor. Kendimizi eve kapatıp, sosyalleşmenin sıfır olduğu zamanlar. Bir gencin uyanışı ve hayatına yeni heyecanların girebilme umudu bu sınav. Ne olsam, ne olsam diye düşünüp zart diye karar verenimiz pek azdır sanırım. Genelde okul hayatı boyunca yaşadıklarımız ve deneyimlediklerimiz bizi bir yerlere savuruyor ve bir noktada kitleniyoruz.
  
   İlk yazımda daldan dala nasıl konduğumu yazmıştım ve son karar sözel bölüm olmuştu, yanında tiyatro vardı bir tek. Okulun tiyatrosunu bırakmamıştım. Okulda "Gelincik" diye bir oyunu yönetip oynadık arkadaşlarla. Benim için harika bir duyguydu. Daha sonra tiyatroya genişçe bir yazı yazmayı düşünüyorum.

   Lise son sınıfta dershaneye başladığımdan bahsetmiştim. Arkadaşlarıma yetişmek için çok çalıştım. Sonunda onlarla aynı puanları almayı başarmıştım. Bunu o kadar çok istiyordum ki, düşünün, 100 soruluk bir türkçe deneme testi çözülüyor. Ben 50-60 doğru yaparken, sınıfın kalanı 80-90 doğruları görüyordu, kendimi baya yetersiz hissetmiştim. Ama hırslı bir insanım başarısızlık beni sadece kamçılar, moralimi bozup bir kenara çekilmeme neden olamaz. Bunu da basketbola borçlu olduğumu söylemek isterim. Hırsımı doğru yönlendirmemi sağladı.

  Sınav geldi çattı. İzmir'de girdim sınava o zaman tek sınav vardı ÖSS. Anneme gelmesine gerek olmadığını söyledim, bunu kendim başarmalıydım ve ailemin yanımda olması gerginliğimi artırabilirdi. Sınava girdim ve geriye beklemek kaldı. Sonuçlar açıklandığında ise başarmanın vermiş olduğu mutluluk sardı içimi. Çok çalıştım, gönülden istedim ve ilk tercihim olan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo televizyon sinema bölümünü kazandım. Hayatım değişti ben değiştim.

  Bazı arkadaşlarımın "Neden Tiyatro seçmedin." dediğini duyar gibiyim. Ben de çok isterdim ama o zamanki maddi sıkıntılar benim yetenek sınavlarına girmeme engel oluyordu. Ayvalık gibi bir kasabadan İstanbul'a, Ankara'ya hatta İzmir'e gidip o sınavlara giremezdim. Çünkü sınavlara girmek için, hazırlık kurslarını almanız ve sınav içinde ayrı bir para yatırmanız gerekiyordu, bu sebepten bana ikinci yakın bölümü seçtim. Ama tiyatrodan kopmadım.

  Üniversiteye kaydımı yaptırdım, o nasıl bir şeydir, nasıl bir mutluluk, çeşit çeşit insanlar, dışarıda içeriye giremeyen anne babalar. Üniversite senin bir birey olarak hayata başladığın bir kurum. Orada veli yok sen kendinden sorumlusun, kaydını, dersini her şeyini sen seçiyorsun, sudan çıkmış balıklar olarak bakıyorlar çömezlere. Bir hoca derste aynen şöyle söylemişti hiç unutmam, "Sizler bir sınava girerek buraya geldiniz ve bir sürü şey bildiğinizi düşünüyorsunuz, aslında hiç bir şey bilmiyorsunuz hepiniz sıfırsınız, burada her şeyi yeniden öğreneceksiniz." İlk önce bizi yerden yere vuruyor diye düşünmüştüm ama sonradan hocama hak verdim. Orada her şeyi yeniden öğrenip farklı şekilde yorumluyorsunuz, yani eskiden baktığınız gibi bakmıyorsunuz olaylara, çevreye, lisede ki gibi okumuyorsunuz kitapları.

  Üniversite de lisede ki alışkanlıklarımı sürdürmek istedim, önce okulun basketbol seçmelerine katıldım, bu konuda her zaman kendime güvenmişimdir, seçildim. Maçlara çıktım. Ama bunu profesyonelliğe taşıyamayacağımı biliyordum. O yüzden çabuk bitirdim oradaki maceramı, bir kaç maça çıktım o kadar. Birazda adaletsiz davranıyorlardı. Adalet benim için önemli bir şeydir ve bıraktım. Tiyatro yeniden gözümde biriciğim oldu. Demiryolu Sanat Tiyatrosu' nun açmış olduğu kursa katıldım ve onlarla bir çocuk oyunu çıkarıp bir sene boyunca sergiledik, sonra animatörlük yaptım. başka tiyatrolarda görev aldım. Zaman çabuk geçiyordu ve mezun olunca hemen bizi yönetmen yapmayacaklarını daha sonradan anladım.


  Size şu iki yazıda yılları anlattım beni ben yapan yıllar, yaşanmışlıklar, hayatın rüzgarı sert eser, sizi öyle bir savurur ki eğer dümenini sıkı tutmuyorsanız nereye götürdüğünü bilemezsiniz. Şimdi olduğum yerden mutluyum, dümeni ben çevirdim, sürekli bir arayış içindeyim, ne yapabilirim kendimi nasıl tazeleyebilirim diye düşünürken blog yazarken buldum kendimi, umarım devamını getirebilirim. Hayatınızın dümenini sizin yönlendirmeniz dileğiyle. Mutlu Kalın.
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa

Yazar Hakkında

22 yorum:

  1. bu samimi paylaşım icin tesekkurler. oynadigin tiyatrolarin gorselleri var mi yayinlamayi dusunur musun. severim tiyatro sahnelerini. onemli olan nokta senin bulundugun konumdan mutlu olman.azimli bir insansin;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, siz söyleyince neden olmasın dedim, onları sakladığım yerden çıkarıp paylaşırım sizlerle :)

      Sil
  2. Ortaokulda okul takımında basket oynamıştım bir süre sonra liseye geçince kaldı. Aslında hep aklımın bir köşesinde yeniden başlama fikri oluyor ama bu saatten sonra olmaz diye düşünüyorum. Geç kalmışlık hissi... Tiyatroda hep içimde kalan bir şey olacak. İzlemekle yetindim hala da öyle. Keşke sizin tiyatrolarınızdan birini de izleme şansım da olsa. Bu arada bence iyi yazıyorsunuz devamı mutlaka gelmeli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, tiyatroda şimdilik benim için geride kaldı ama bir gün buluşacağız kendisi ile:) sizde umudunuzu kaybetmeyin derim ben.

      Sil
  3. Ben de hep tiyatroyla uğraşmak istemiştim ama pek cesaretim yok sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece adım atın tiatro size gereken cesareti verecektir :)

      Sil
  4. Yaşanmışlıklar...gerçek hikayeler...sonuna kadar okuyorum sıkılmadan...
    Bir kez daha teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, ben teşekür ederim geldiniz okudunuz :)

      Sil
  5. Harikasınız . Hayatının Dümeni kendinde olan biri , hayallerinin çoğuna kavuşur ya da o yolda yavaş adımlarla da olsa ilerler. Devamını merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazılarına kavuştum kalanlara adım adım gidiyorum teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Hayat akıyor gerçekten ve önemli olan da dümene geçip onun kontrolünü sağlamak.. Başarılar diliyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok hızlı akıyor, cesur bir kaptan olmak lazım, teşekkür ederim:)

      Sil
  7. Sevgili bi poşet kitap, yorumunuzu yayınla diyeceğim yer de yanlışla sile bastım. Telefondan girince boyle seyler oluyor, özür dilerim. Ama okuyabildim. Üniversite hayatı eğitim öğretim hayatımda özlediğim tel hayat diyebilirim teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  8. İyi bir kaptan olabiliyorsanız dümeni istediğiniz yere çevirebilirsiniz. Anladığım kadarıyla siz rüzgarı iyi kullanıp hayatınızın dümenini istediğiniz yöne çevirebilmişsiniz. Ne mutlu size mutlu adam (Adam Mutlu)..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru zamanda kendim için doğru hamleler yaptım sanırım teşekkür ederim :)

      Sil
  9. Hiç hırslı olamadım :)) İmrendim ne güzel, kamçılamış... Belli mi olur, yönetmen olarak da görürüz seni, nasip kısmet ;) Ama öncesinde tiyatronu izlemek isterim :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir gelecek var bizi bekleyen nasip :) eğer bir gün yeniden tiyatro yaparsam mutlaka haberiniz olur. Teşekkürler:)

      Sil
  10. Bence de liseden sonra açılıyor perde. İlk kez aileden kopuş ve birey oluyorsunuz. Cebinizdeki parayı siz denk getirecek ve ayakta kalmayı öğreneceksiniz. Hepimiz yaşadık o günleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel günler, tatlı bir tebessümle kalan günler, teşekkürler yorumunuz için :)

      Sil
  11. Sonucunda başarılı olalım ya da olmayalım, devam ettirelim ya da ettirmeyelim, iyi ki yapmışız bazı şeyleri. Kendi adıma düşünüyorum da, iyi ki o kursa katılmışım, iyi ki o etkinliği yapmışım vb. diyorum. Birkaç taneyi ise vakit varken yapsaydım diye de hayıflanmıyor değilim. Siz de iyi ki yapmışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke dememek için fırsatları iyi değerlendirmek lazım, iyi ki yapmışsınız, iyi ki yapmışız :) Teşekkürler.

      Sil