18 Şubat 2016 Perşembe

LANET SARDI DÖRT BİR YANIMIZI!

   
    

                                       Terör, patlama 

    Biz çocukken evde siyaset konuşulmazdı, o zamanlar daha yeni bir karmaşanın içinden çıkmıştı güzel ülkem, rahmetli amcam bu sağ sol davalarında çok çekmiş, ona da dedem öğretmiş siyaseti, sonrasında ise torunlarıyla hiç siyaset konuşmadı. Ben hep istiklal marşının mısralarını dinledim rahmetli dedemden, öyle hatırlıyorum, Atatürk'ü dinledim, eski basım bir "Nutuk" ilk açtığım kitaplardandı, hala kütüphanemde duruyor. Ama siyasetin dallı budaklı yollarını hiç öğrenmedim. Üniversiteyi kazandığım ilk sene bütün akrabalarım "aman çocuğum hiç bir olaya karışma, okuluna git evine dön" dedi hep. Bazen olaylar oluyordu, hatta ortasında kaldım bir gün, sınıfa sığınmıştım çok iyi hatırlarım.

   Ben değişim için önce kendin değişmelisin felsefesini savunanlardanım. Düşüncelerin için bir şey yapmak istiyorsan o doğrultuda bir eğitim alıp, düşüncelerini hayata geçirmen gerekir. Ülken için bir şeyler yapmak istiyorsan, siyaset okuyup, bir yerlere gelmek için yoğun bir mücadeleye girmek gerekir. Hele Türkiye de milletvekili olmak öyle okuyayımda vekil olayım diyeceğin tarzda bir bir şey değil. Radyo Tv Sinema okuyanlar bilir, hepimiz okula yönetmen olma arzusuyla gideriz, zannederiz ki bu okuldan çıkan yönetmen olacak, yok öyle bir şey malesef. Kablo sildirirler adama, yer temizlersin, monitör silersin, birde güçlü mevkilerdeki insanlarla aran iyi olacak..

   Şimdi ben istiyorum ki şöyle bir yönetim olsun böyle olsun hatta adalet ile ilgili bir yazım da var. İktidar benim istediğim gibi değil ben başka bir şey istiyorum nasıl yapacağım, düşünceme en uygun olan partiye oy vererek değil mi? Yok öyle bir parti ne yapacağım? O zaman fark yaratmak için başka hedefler belirleyip o yolda ilerlemek gerek. Kolay mı? Değil tabi ki, zemin hazırlamak lazım en önemlisi de adamını bulmak lazım. Senin çıkmak istediğin merdivenlerden çıkmış sana rehber olacak biri.

  Bilincim yerine geldi geleli sürekli ölüm haberleri duyuyorum terör den, insanların vahşi içgüdülerinden dolayı, orada şöyle oldu, burada bomba patladı, sokağa çıkma yasakları, ellerinde beyaz bayraklarla dolaşanlar, karşılıklı ateş açan taraflar elimden geldiğince siyaset yapmamaya çalışıyorum, ben sadece insan kayıplarını düşünüyorum, yitip giden canlar, tarafı önemli değil. Peki diyelim ki çatışan iki taraf var, bir yerlerden çatışın emri geliyor değil mi? İnanıyor da mücadelesine, eline silah almış olanlar ölmeyi de öldürmeyi de göze almıştır, buna bir şey diyemem, peki sadece suçu çatışma anında ya da bir bomba patladığında orada olanlar. Tercih etmediği halde ölüme kucak açanlar, işte buna üzülüyorum.

  Sosyal medya da ekranlar kararıyor, teröre lanetler okunuyor, nedense benim elim gitmiyor. Allah rahmet eylesin demekten başka bir şey gelmiyor elden, yarın masum insanlar öldüğü için meydanlara akın edeceklerin başına aynı şeyin gelmeyeceği ne malum, Siyasete alet edilecek rahmetliler, sessizce yatamayacaklar kara toprakta birileri onları kullanmak isteyip ortalığı karıştıracak belkide. Bizler de her olayda biraz daha alışacağız ölüme. Bizi buna mecbur edenler utanıyor mu?

   "Bugün vardı, yarın yok, toprak oldu can, kefeni yok, cananı yok! Son sözünü söyleyemedi, yazamadı kağıdı yok kalemi yok. Lanet sardı dört bir yanımı, tesellisi yok!"
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa

Yazar Hakkında

4 yorum:

  1. Ne yazık.
    :(
    Nefret et, lanetle, üzül, çok üzül... Bir şey yapamadığın için kahrol.
    Giden gitti de, kalan ne oldu? İlaçlarla mı yaşıyor, nefes mi alamıyor, aç mı???
    Ahhh, vatanım.
    :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kötüsü elden bir şey gelmemesi maalesef :(

      Sil
  2. alışıyor, alıştırılıyoruz acıya, ölümlere.. yoksa son olaylardan sonra nasıl bu kadar sessiz ve tepkisiz bu ülke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölüme alışmak ne acı, teşekkürler yorumunuz için.

      Sil